Kanada’da Hamilelik ve Doğum

Kanada’da sağlık hizmetleri ücretsiz yani hastalandığınız zaman ücretsiz olarak muayene olabiliyorsunuz. Tabi doktora ulaşabilirseniz 🙂 Sağlık sistemi ile ilgili ayrıca detaylı yazacağım. Türkiye’de özel sağlık sigortanız ya da maddi gücünüz varsa istediğiniz doktora gidip muayene olabilirsiniz ama Kanada’da işler böyle ilerlemiyor maalesef.

Kanada’da doğan bebekler Kanada vatandaşı olabildikleri için Türkiye’den aileler de bebeklerini burada doğurmayı planlayabiliyorlar. İlk bebeğimi Türkiye’de ikinci bebeğimi ise, Kanada’da yaşadığımız için mecburen burada doğurmak zorunda kaldım. Mecburen diyorum çünkü hamile olduğumu öğrendiğimde Kanada’daki sağlık sistemine güvenmediğim için ciddi ciddi Türkiye’ye gidip doğum yapmayı değerlendirdim ama sonrasında uzun uzun düşününce aylarca ailemizin bölünmesi ve buraya geri dönmek için bebeğimize vize almak gibi prosedürler mantıklı gelmedi :)) Kanada’daki doğum tecrübesi ile Türkiye’de özel bir hastanedeki doğum tecrübesini karşıtırmasını ben yapayım hangisinin tercih edilebilir olduğunun kararını siz verin.

Her şeyden önce Kanada’da Türkiye’deki gibi uzman doktora istediğiniz zaman erişiminiz yok. Türkiye’de kadın doğum uzmanından randevu alıp muayeneye gidebilir ve yapılacak basit bir kan ya da idrar testi ile hamileliğinizi kesinleştirebilirsiniz. Sonrasında ise ayda ya da 3 haftada bir doktor kontrollerinde bebeğinizi ultrason ile görebilirsiniz.

Kanada’da ise hamile olduğunuzdan şüphe ettiğiniz anda kadın doğum uzmanı görmek şansınız yok çünkü önce aile doktorunuzdan sevk almanız gerekiyor. Dolayısıyla önce bir aile hekimine gidiyorsunuz. Orada size eczaneden alıp yapabileceğiniz anlık sonuç veren idrar testlerinden yapıyorlar. Sonrasında tebrik edip bir sonra muayene için randevu almanızı söylüyorlar. Hala kadın doğum doktorunu göremiyorsunuz :)))

Bir sonraki muayene için ben gittiğim klinikte yine aile hekimi olan ama hamilelik takibi de yapan bir doktordan randevu almıştım. Gereken kan testlerini laboratuvarda yaptırmam için istek yapmış ve bana hamilelik takibi ve doğum ile ilgili bilgi verip nasıl ilerlemek istediğimi sormuştu. Hamilelik takibi için üç seçenek var:

  1. Hamilelik takibi yapan bir aile hekimi ile devam etmek ve doğum zamanı gelince hastaneye gidip nöbetçi doktorun size doğum yaptırması.
  2. Ebe ile hamilelik takibi yapıp hastanede ebe yardımıyla doğum yapmak. Eğer doğum sırasında ters giden bir durum olursa nöbetçi doktor yine olaya müdahil oluyor.
  3. Bir kadın doğum uzmanına hamileliğinizin takibini yaptırmak. Bu seçeneği tercih ederseniz 12. haftadan sonra görebiliyorsunuz kendisini :))

Ben hem Türkiye’den gelen alışkanlıkla hem de sağlığımla ilgili sebeplerden kadın doğum doktoru seçeneği ile ilerledim. İlk başlarda uzman görüşü alma şansım olmadığı için Türkiye’deki doktorumla irtibat kurup onun önerileri uyguladım. Ben, doğumu yaptıracak doktoruma ilk muayeneye gittiğimde, Türkiye’de benimle aynı haftada olan bir anne en az 3 kere ultrasona girmişti 🙂 Burada ise gittiğim klinikte 10 doktorun ortak kullanımı için 1 tane siyah beyaz ekranlı ve ne gösterdiğini anne adayının anlayamadığı bir ultrason vardı. Her muayenede yapılan rutin şeyler, tansiyon ve karın çevresini ölçmek ve bebeğin kalp atışlarını dinlemek.

Eğer sorunsuz bir hamilelik geçiriyorsanız sevkle gittiğiniz bir görüntüleme merkezinde 2 kere ultrasona giriyorsunuz. İlki 9. haftada ikincisi ise 20. hafta civarında. İlk ultrasonda tahmini doğum tarihinizi veriyorlar ikincisinde ise yaptırdığınız genetik test sonuçları ile beraber bebeğinizi detaylı bir şekilde görüntülüyorlar. Türkiye’de her 3 haftada bir whatsapp gruplarında aile üyelerine bebeğin ultrason fotoğrafı gönderilirken Kanada’da çıktıyı A4 kağıdına basıp vermişlerdi. Ödemesini kendiniz yaparak 3 boyutlu ultrason çektirirseniz o zaman düzgün bir çıktı alabiliyorsunuz.

Kanada’da genetik anomalilerin tespiti için Türkiye’de de yapılan genetik tarama testlerini yapıyorlar, ikili ya da üçlü test yaptıran duymadım.

Kanada’da hamilelik süresince doktorunuza her istediğinizde ulaşamıyorsunuz; çok önemli bir durum varsa sekreterine not bırakabilirsiniz. Kanama vs gibi bir durumda doğru hastaneye gidip hemşire ve asistan doktor aşamalarını geçtikten sonra yine nöbetçi doktoru görüyorsunuz. Türkiye’de ise malumunuz anne adayları neredeyse gece gündüz mesaj atıp doktorlarına ulaşabiliyorlar. Kanada’da eğer normal doğum yapacaksanız vakti geldiğinde hastaneye gidiyorsunuz ve eğer doğum hastanede kalmanız gerekecek kadar ilerlemişse odaya alıyorlar. Daha vakit varsa gerekli talimatları verip eve gönderiyorlar. Türkiye’de ise malum hemen doktorunuza cep telefonundan ulaşıp doğum başladı diyorsunuz o da sizi hastaneye yönlendirip vakti gelince gelip doğumunuzu yaptırıyor.

Kendi doktorumla tecrübeme gelirsek; ilk başta aile hekimi kadın doğum uzmanına sevk ederken istediğim bir doktor olup olmadığını sormuştu. Bu şehirde herhangi bir uzman doktor bilmediğim için ben de bir arkadaşımın hamilelik takibini yapan bir doktorun adını vermiştim ama o doktor bir şekilde uzun süreli izinde olduğu için mümkün olmadı. Cross Roads Clinic Obstetrics and Gynaecology Clinic’te gittiğim doktorum deneyimli ve pozitif birisiydi. Sistem Türkiye’den farklı olsa da içimi rahatlatan en önemli faktör doktoruma sevip güvenmemdi.

Eğer planlı sezaryen ile doğum yapacaksanız randevu saatinde hastaneye gidip doktorunuz tarafından doğum yaptırılıyorsunuz. Ama şöyle bir durum da var eğer planlı tarihten önce sancınız tutarsa ve doktorunuz uygun değilse hastaneye gittiğinizde muayene sonucunda gerekli açıklık, suyunuzun patlaması ya da kanama gibi acil müdahale için gerekli kriterleri sağlamazsanız sizi evinize gönderiyorlar.

Burada bir şehir efsanesini açıklığa kavuşturmak istiyorum. Kanada’da planlı sezaryen yapılmadığı normal doğuma zorlandığı söylenir hep; ama eğer annenin sezaryen olmasını gerektirecek bir sağlık sorunu, bir önceki doğumun sezaryen olması gibi sebepleri varsa sezaryen her zaman hakkıdır. Hatta bir arkadaşım normal doğumdan korktuğunu yapamayacağını söylediği için koşulsuz bir şekilde planlı sezaryen olmasını kabul etmiş doktoru.

Gelelim artık doğum için hastaneye yatışa 🙂 Doğumdan birkaç hafta önce hastane sizinle irtibat kuruyor, aramazlarsa siz arıyorsunuz. Oda seçeneklerinden vs. bahsediyorlar, tercihinize göre bir miktar ödeme yapıyorsunuz; ama işvereninizin yaptığı özel sigorta karşılıyor bu miktarı. Tek kişilik oda seçseniz bile doğum yapacağınız gün yoğunluk olursa seçiminiz gerçekleşemeyebiliyor. Doğumhaneden çıkana kadar size oda tahsis etmiyorlar ve eşyalarınızı aracınızda tutmanızı söylüyorlar. Bu sebeple, eğer doğuma giderken arkanızda bırakacağınız bir çocuğunuz varsa doğum süresince onu bir yakınınıza emanet etmeniz, odaya çıkmadan hastaneye getirmemeniz verdikleri formlarda yazıyorlar açıkça. Dolayısıyla ikinci doğum yapıyorsanız, aileden birisinin gelip ilk çocuğunuzla ilgilenmesi çok önemli bir ihtiyaç. Normal şartlarda doğum sırasında size 1 kişi eşlik edebiliyor.

Türkiye’den gelenlerin veya burada yaşayıp da son 1 yıl içerisinde Türkiye’deki bir hastanede herhangi bir şey için muayene olduğunu beyan edenlerin doğumunda ve sonrasında ekip özel sterilizasyon tedbiri alıyor, size özel oda tahsis ediliyor. Odanızın kapısına özel bir yazı asıyorlar ve içeri giren sağlık personeli, hatta yemek servisi yapan görevliler kendilerini korumak için kullan at önlüklerle giyiyorlar. Normalde önceden istemiş olsanız bile tek kişilik oda garanti değil iki ya da üç kişilik bir oda da denk gelebilir. Ben çok şükür 1 yıl öncesinde Türkiye’de doktora gittiğim için tek kişilik odada kaldım. İlk gece yan odadaki bebeğin ağlamasına uyanıyordu bebeğim; aynı odada iki yeni doğan bebekle ve yatacak yeri olmayan refakatçilerle nasıl olurdu bilemiyorum. (Pandemi zamanı doğum sırasında içeri babaları bile almıyorlar)

Bebek doğduğu anda ilk muayenelerini yaptıktan sonra hemen annenin kucağına veriliyor ve odaya çıkana kadar annesinin göğsünde yatıyor. Bu kısma bayılmıştım 🥰. Ten tene temasa çok önem veriyorlar hem bebeğin sağlığı hem de annenin sütü gelmesi açısından.

Türkiye’de ise fotoğrafçı iki kare fotoğraf çeksin diye hemşire bebeğimi kucağıma verip sonra hemen alıp götürmüştü.

Ben Vancouver Women’s Hospital’da doğum yaptım. Planlı sezaryenden önceki gün sancım başladığı için ve bir önceki doğumum sezaryen olduğu için hastaneye yatışımı yaptılar. Acil’de benimle ilgilenen doktor ilk doğumum olsa eve göndereceklerini ama daha önce sezaryen yaptığım için risk alamayacaklarını söyledi. Çok konforlu bir odaya alındık; refakatçi için de rahat bir yatak vardı. Böyle olunca bir an doğum sonrası kalacağım oda ile ilgili de ümide kapıldık ama maalesef refakatçi için sadece bir sandalye olan ve gece yerde jimnastik minderinde yattığı bir odaydı.

Hastanede yattığınız süre boyunca sizinle ve bebeğinizle hemşireler ilgileniyor, arada doktor ve asistanı da uğrayıp nasıl olduğunuz yokluyorlar. Taburcu olacağımız zaman bebeği araç koltuğuna doğru bir şekilde yerleştirildiğinden emin olana kadar titizlenmişti hemşire. Bir takım bilgi broşürleri de vermişlerdi. Aile hekimimizden kolay randevu alamadığımız için bebeğin hastane dışındaki ilk muayenesi için bir defalık olduğunu söyleyip çocuk doktoruna yönlendirdiler ama bizim doktorumuz hala rutin muayenelerimizi yapıyor. Eğer aile hekiminiz yoksa bu yolu izlemenizi öneririm.