Avuç İçi Kadar Toprak Avuç İçi Kadar Mutluluk Yeter…

Yüksek katlı bir binada oturduğumuz ve dışarı çıkıp park bahçe, kütüphane, eş dost ziyaretlerinin sıradan olduğu günlerde balkonumuzu kullanmaya ihtiyaç duymadığımız için genelde çöp biriktirmek için kullanıyorduk. 
Pandeminin ilk aylarında ise balkonumuzu yeni aldığımız bisikletlerimiz için bisiklet parkı ve çöp biriktirme alanı olarak kulanıyorduk. Sonra evden çıkamamaya başladıkça içerde şişlik tabii 🤣 Ben de balkonu gün içerisinde çocukların hava alabileceği bir bahçe haline getirmeye karar verdim…

Bir gün operasyon yaptık kızımla. Sayılar çok kötü değilken İkea’ya gittik zemin için döşeme aldık, döşeme kısmını evin büyük kuzusu yaptı 😍,  sonra Canadian Tire’a birkaç sefer yapıp çiçekleri, toprağı ve saksıları aldık. Beraber çiçekleri saksılara ektik. Balkonun etrafına cam korkulukları kaplamak ve altındaki boşluğu kapamak için lastik yaprakları aldık.  Hem de yeşil bahçe havası versin diye. Gerçekten de salonda oturup balkona  baktığımız zaman küçük bir bahçe varmış gibi hissiyat geliyor ve rahatlatıyor insanı. Daha önce perdemiz kapalı duruyordu çöp kutusunu görmemek için 🙂 

🦋 Bütün yaz ve sonbahar boyunca çiçek sulama saatlerimiz bir merasim havasında geçti.

🦋 Ufaklık yeni konuşmaya başlamıştı çiçekleri gösterip çiçek ve su diyordu. 

🦋 Kızlar bitkilerin adını öğrendiler, hep beraber çiçeklerimizi suladık,  açan tomurcuklara, yeni çiçeklere baktık, kış gelince domates fideleme deneyi bile yaptık. 

🦋 Hem keyif aldığımız bir alan hem de fen bilgisi, botanik dersi için ortam oldu. Allah’tan kış hafif geçiyor burada, şu ana kadar pek zaiyat yok. Bahar gelince bir de minik bostan yaparsak daha da güzel olacak.