Kanada’da iş ararken

Geçen hafta WorkBC tecrübemden bahsetmiştim. Bugün de ISSofBC ve SUCCESS toplantılarına katıldım. Özellikle ISSofBC’den keşke daha önce haberim olsaydı dedim. Hepsiyle ilgili notlarımı buraya sığdırmayı umuyorum.Benim gibi göçmenlik yolculuğunda kariyerine bir şekilde ara vermek zorunda kalanlar için British Columbia’da önerebileceğim kurumlar:⭐️YWCA Focus@Work⭐️SUCCESS⭐️ISSofBC⭐️WorkBC⭐️VPL Skilled Immigrant Office ⭐️YWCA Focus@Work Benim için listenin başında geliyor. Herkesin faydalanmasını isterim. Kar amacı gütmüyor ve özellikle kadınlar için bir çok destek programları var. Bunlardan birisi de Kanada’ya yeni gelen göçmenler, kariyer değişikliği yapmaya çalışanlar ya da annelik izninden tekrar iş hayatına geri dönmeye çalışanlar vb gibi kariyerini ara vermiş kadınlara iş bulma sürecinde destek vermeyi amaçlıyor.[…]

Read more

WorkBc Tecrübem

Çocukların ikisi de artık okula gittiği için iş arıyorum ama bu sürece girmeden önce zaten tahmin ettiğim gibi ilerlemiyor. Dün 1 ay öncesinde aldığım WorkBC (İş bulma kurumu) randevum vardı. Aslında Haziran ayında YWCA’e gittiğimde WorkBC ile de görüşmemi önermişlerdi ama açıkçası çok faydası olacağını düşünmediğim için erteliyordum. Kısaca tecrübemi aktarayım. ⭐️Benimle ilgilenen kişi yardımseverdi.⭐️Ayda kaç başvuru yaptığımı sordu danışman. Performansımı beğenmemiş olacak ki yeterince iş başvurusu yapıp aldığım geri dönüşümlerle neyin eksik/yanlış olduğunu anlamak için ayda 20 başvuru yapmam gerektiğini söyledi. Bunu sağlamak için alakalı alakasız her şeye başvurmam gerek. (Benim durumumda mantıksız çünkü ayda 3-5 ilan oluyor ve[…]

Read more

2023’e merhaba derken

Ajanda deyince aklıma nedense hep Bridget Jones’un ‘New Years Resolutions’ diye sıraladığı hedefleri geliyor. 2023 ajandam, yeni yıl hediyesi 💜Yaz tatilinden beri yazıp yazıp sildiğim ve paylaşmadığım bir sürü şey var. Bu hesabı ve blogumu açarkenki hedefim, hem zamanında ulaşmakta zorladığım bilgileri başkaları ile paylaşmak hem de zihnimden gönlümde birikenleri yazmaktı. Ama evrendeki minik bir zerre olarak günlük hayatımın dertleriyle meşgulken olmuyor bir türlü. Yaptıklarım zihnimden siliniyor ama nedense yapamadıklarım iz bırakıyor…2023’te temiz bir sayfa açıp öncelikle hakkımızda hayırlısını sonra da gönlümüzden geçen güzelliklerin bizi karşılamasını umarak yeni ajandama başlıyorum. Daha çok yazmak, daha çok ve düzenli paylaşmak dileğiyle…Düzeltiyorum: Yeni[…]

Read more

Cin Ali Müzesi

Aylar önce instagram’da @cinalibizim hesabını görüp çok heyecanlanmıştım. Cin Ali Müzesi, çocuklardan ziyade kendimiz için Ankara’da gidilecek yerler listemin başında geliyordu☺️ Biz çok beğendik. Emin ellerde, gayet profesyonelce hazırlanmış ve yönetiliyor. Cin Ali Vakfı bünyesindeki müze, Cin Ali ile beraber bir dönemin hatıralarını da sergiliyor. Giriş ücreti tam 20 TL; öğrenci, öğretmen ve 65+ 12 TL; 5 yaş altı ise ücretsiz. Bu fiyatlar 2022 yazı için. İçeri girince sizi bir rehber gezdiriyor. Cin Ali’nin babası olarak adlandırdıkları, Cin Ali serisinin yazarı Rasim Kaygusuz. Kendisi sadece öğretmen değil aynı zamanda çocukların kolay okuma yazma öğrenmesi için yeni yöntemler geliştirmiş, mesleğinin hakkını fazlasıyla vermiş[…]

Read more

Turtle Island

Turtle Island yani kaplumbağa adası yerlilerin Kuzey Amerika’ya verdikleri ad. Hikaye, anlatan kişiye göre farklılık gösterse de yaratılış hikayesi gibi. Bazı yerliler yaratıcının Dünya’daki insanlar geçinemedikleri ve kavga ettikleri için her yeri sular altında bıraktığını ve sadece bazı  hayvanlar ile Nanabush’un kurtulduğuna inanıyor. Nanabush’un annesi insan ama babası ruh ve bir çok Ojibwa efsanesinde bahsediliyor.  Hikâyenin Ojibwa versiyonuna göre dünya sular altında kalınca Nanabush ve yanındaki hayvanlar suda yüzüp bir kara parçası bulmaya uğraşmışlar. Önce Nanabush suyun altına dalıp toprak bulmaya çalışmış ama nefesi yetmemiş. O yorulunca, suya dalmaya alışkın olan hayvanlar birer birer denemişler. Dalgıç kuşu ve kaplumbağa da[…]

Read more

Ata Tohumu

Konya’da 60 yıldır ata tohumlarını koruyup ürettikleri fideleri satan çiftçi ailenin hikayesini okuyunca hem mutlu oldum hem de atalık tohumun var olması için mücadele edenler olduğunu görünce de umutlandım. Yıllar önce bir belgeselde Amerika’daki çiftçilerin İsrailli firmalara karşı kaybettikleri tohum patent davaları neticesinde pes etmelerini izlemiş ve hem üzülmüş hem de kızmıştım kapitalizmin Amerika gibi tarım lobisinin kuvvetli olduğu bir yerde bile çiftçiyi böyle ezebilmesine.  Bunu hatırlayınca ben de merak edip araştırdım memlekette tohum ile ilgili süreç nasıl işliyor diye:  2017 yılında Tarım Bakanlığı ata tohumu kampanyası başlatmış. Bağışlanan 1000’den fazla tohumun, genetik ve kimyasal tanımlamaları yapılıp gerekli özellikleri taşıyan[…]

Read more